Ömer Faruk Sarı

omerfarukİnsanların yaptıklarınızla değil karakterinizle sizleri değerlendirmesi gerektiğini düşündüğümden olsa gerek bu bölümü doldurmamız gerektiğine inanana kadar kendini tanımlama ihtiyacı duymamıştım. Hayatın henüz başlarında hem okuyarak hem de sürekli çalışarak kendimi geliştirmeye ve hayata tutunmaya çabaladım. 2009 yılında genç bir mühendis olarak bir yerel yönetimde dış ilişkiler uzmanı olarak profesyonel meslek hayatıma atıldım. Mesleğimin henüz başlarında iken büyük bütçeli Avrupa Birliği projelerinde heyecanında verdiği motivasyon ile ön saflarda yer aldım. Sivil Toplum Dernekleri adına hibe programlarına başvurarak hem ulusal ajans hem de merkezi finans tarafından verilen desteklerden yararlanarak işaret dili eğitimi, geleneksel Türk danslarını ve kültürümüzü yurtdışından gelen misafirlerimize tanıtma olanağı buldum. Görevim gereği sürekli yabancı misyonlarla ve yurtdışından gelen heyetlerle ilgilendim, Ankara’da gerçekleştirilen uluslararası toplantılarda ihale sürecinden organizasyonun tüm detaylarına kadar planlama ve uygulamayı gerçekleştirdim. Önce yurt içinde sonra da yurtdışında Belediyemiz projelerini ve çalışmalarını anlatmaya başladım.

Tüm bu yoğunluğun ve karmaşanın arasında en keyif aldığım şeylerden birinin hiç tanımadığım yerlerde hiç tanımadığım insanlar arasında hayatın koşuşturmacasından uzak yürüyebilmek ve keşfetmek olduğunu fark ettiğimde hala genç sayılabilecek bir yaş aralığında olduğum için kendimi mutlu hissettim. Dünya’nın birçok kentini bazen görev bazen de projelerim nedeniyle ziyaret ettim ama asıl amacım orayı hissetmek ve tanımak olmadığı için hep tadı damağımda kalırdı. İşte bu sırada her şey yolumuzun Osman’la bir kez daha kesişmesi ve cesaretle bu yola atılmamızla başladı. Şimdi hem gezmek hem de insanların Dünya’yı keşfetmelerine vesile olmak için elimizden geldiğince bu oluşumu korumaya ve geliştirmeye çalışacağım.